Aylık arşivler: Ocak 2012

Din Görevlilerinden Helal Sertifikalı Beyza Piliçe Ziyaret

imagesÇukurova Din Görevlileri Derneği(ÇDGD) üyesi bir grup imam, iş adamlarıyla birlikte helal gıda sertifikalı Beyza Piliç’i ziyaret etti.
Ziyarette tesisleri gezen din görevlileri, helal kesim konusunda firma yetkililerinden bilgi aldı.

Dernek Başkanı İbiş Alpaslan, 40 imamla ve kentin önemli iş adamlarıyla birlikte helal kesim konusunda iddialı olan Beyza Piliç’i ziyaret etti. Alpaslan, amaçlarının toplumu yakından ilgilendiren ve ihmal edilmemesi gereken sağlıklı ve helal gıdayla beslenmeye yönelik yapılan çalışmaları yerinde görerek hem doğruluğunu tescil etmek hem de bu çalışmaları yapan iş adamlarına moral vererek toplum adına teşekkür etmek olduğunu söyledi.

Firma yetkililerinden aldıkları bilgilerden ve gezip gördükleri kesip faaliyetlerinden sonra yüzde 100 emin olduğunu bildiren dernek başkanı Alpaslan, yeni nesillerin ve milletin huzurlu ve sağlıklı bir hayat sürdürebilmesinin en önemli şartlarından birisinin helal, sağlıklı, şuurlu ve hijyenik bir beslenmeden geçtiğini, dolayısıyla satın alınan bütün hazır gıdaların içinde bulunan katkı maddelerinin mutlaka kontrol edilmesi gerektiğini vurguladı. Müslüman bir toplum olarak inançlara ters olan katkılı maddelerden uzak durulmasını isteyen Alpaslan, “Bu konuda da insanları bilinçlendirmek bizim için çok önemli bir vazife. Bundan sonra da benzer ziyaret ve çalışmalara devam edeceğiz.” dedi.

(CİHAN)

Tse’den Namet’e “Helal Gıda Sertifikası”

Türk gıda sektörünün öncü firmalarından Namet, Türk Standardları Enstitüsü’nden (TSE) “Helal Gıda Sertifikası” aldı. Kısa bir süre önce Halal Food Authority kurumunun temsilcisi olan, QA Technic şirketinden de sertifika alan Namet, TSE’nin denetimlerinden başarıyla geçerek,

İslami kurallara uygun bir biçimde üretim yaptığını bir kez daha belgelendirmiş oldu.

Namet A.Ş. Genel Müdürü N. Tarık Kayar, konuyla ilgili olarak “Namet ürünleri için daha önce akredite bir kuruluştan helal sertifikası almıştık. Bu belgenin süresi dolunca, tüketicilerimizin helal gıda tüketmeye yönelik hassasiyetlerini göz önünde bulundurarak, 2011′in son aylarında, İngiltere merkezli Halal Food Authority’ye başvurduk ve QA Technic şirketi tarafından denetlendikten sonra, helal sertifikası aldık.

Yine aynı dönemde TSE’ye de müracaat ettik ve konusunda uzman denetçilerin ve din görevlilerinin gözetiminde değerlendirmeye tabi tutulduk. Değerlendirme sonucunda kesimhanemiz ve fabrikamız için helal sertifikası almaya hak kazandık. Böylece bu konuya vermiş olduğumuz önemi, hem uluslararası hem de ulusal platformlarda, bir kez daha göstermiş olduk” dedi.

Golda ve Melda Helal Sertifikası Aldı

golda-ve-melda--ya-helal-gida-sertifikasi-Kombassan Holding şirketlerinden KOMGIDA A.Ş., Golda ve Melda markalarıyla ürettiği ürünler için “Helal Gıda Sertifikası” almaya hak kazandı.

Genel merkezi Konya’da bulunan Kombassan Holding şirketlerinden KOMGIDA A.Ş. Golda ve Melda markalarıyla ürettiği ürünler için “Helal Gıda Sertifikası” almaya hak kazandı. Aralık Ayı içerisinde Uluslararası Helal Konseyi tarafından akredite edilmiş GİMDES – Helal Gıda ve Helal Sertifikalama, Gıda ve İhtiyaç Maddeleri Denetleme ve Sertifikalandırma Araştırmaları Derneğince denetlenen KOMGIDA A.Ş., makarna, un, irmik ve bakliyat fabrikaları için “Helal Gıda Sertifikası” aldı.

KOMGIDA A.Ş. Genel Müdürü Hasan Hüseyin Demiröz yaptığı açıklamada, ulusal ve Müslüman yoğunluğunun bulunduğu uluslararası pazarlarda her geçen gün daha da fazla aranan ve tercih edilmeye başlayan “Helal Gıda Sertifikası” almalarının önemini vurguladı. Genel müdür Demiröz, sertifikayla birlikte tüketici güveninin artması, uluslararası pazarlara giriş kolaylığı, perakende dağıtımı ile güçlü bağlar kurma, şeffaflık, üretim verimliliğinin arttırılması, önemli gıda risklerinin minimize edilmesi, iç süreçlerin etkili kontrolü ve hata yapma riskinin minimize edilmesi, gıda güvenliğine proaktif bir yaklaşım getirilmesi gibi artılar elde edeceklerini ifade etti.

Genel müdür Demiröz, uluslararası kabul görmüş BRC ve IFS Gıda Güvenliği standartlarında üretim yaptıklarını belgelemek için çalışmalara başladıklarını ve kısa süre içerisinde bu çalışmaların neticelerini de alacaklarını sözlerine ekledi.

Enerji içecekleri alkolizme zemin hazırlıyor !

ABD’de yayımlanan bir araştırmaya göre, en çok gençler tarafından tüketilen enerji içecekleri alkolizme zemin hazırlayabiliyor.

enerji içecekleriBin öğrenci arasında yapılan araştırma, gençlerin, enerji içeceklerini, enerji takviyesinin yanı sıra uyanık kalma amaçlı içtiklerini gösteriyor.

Araştırma, yılda 52 adet veya daha fazla enerji içeceği tüketen öğrencilerin sarhoş olma eğilimi gösterdiklerini, daha fazla alkol tükettiklerini ve yetişkin yaşta alkol bağımlısı olabildiklerini ortaya koyuyor.

“Alcoholism: Clinical and experimental research” adlı dergide 2011 yılında yer alacak olan araştırmaya göre, çok sık enerji içeceği tüketen kişiler, alkolik olabilme riski ile karşı karşıya kalabiliyor.

ABD’nin Maryland üniversitesindeki görevli araştırmacılar, “Gençler arasında, yüksek dozda kafein içeren enerji içeceğini alkolle karıştırıp içmek gitgide moda halini alıyor ama alkolle karıştırılmış enerji içeceği, uykusuzluk gibi sorunlara yol açabilir” şeklinde uyarıda bulunuyor.

Araştırmacılar, kafein dozu yüksek olan enerji içeceğine alkol karıştırmanın sinir sistemi üzerinde uyarıcı etki yaptığını, böylece sarhoş olduğunu hissetmeyen kişinin içmeye devam ettiğini belirtiyor ve bu durumun araba kazalarına yol açabileceğine işaret ediyor.

ABD İlaç ve Gıda Dairesi yetkilileri, bir yıldır yüksek dozda kafein içeren enerji içecekleri konusuna eğildiklerini ve bu tür içeceklerin satışına yeni bir düzenleme getirmek konusunda hızlı bir karar alacaklarını bildirdi.

Alkol tüketmeyen birçok mütedeyyin tüketici tarafından da bilmeden tüketilen bu içeceklerin alkol içermesi ve bunun bugüne kadar açıklanmamış olması büyük bir hak ihlalidir. Yüksek miktarda kafein içermesi nedeniyle özellikle çocuklar, hamile ve emzikli anneler, diabetik hastaları, karaciğer yetmezliği olanlar, yüksek tansiyonu olanlar, metabolik hastalığı olanlar, böbrek yetmezliği olanlar ile kafeine hassas kişiler tarafından tüketilmesi durumunda büyük risk taşıması nedeniyle bu içeceklerin üretim ve tüketimi derhal yasaklanmalıdır.

Bu içecekler yasaklanmalı ancak yasaklanmasa bile yalnızca alkollü içecekler satmaya yetkili işyerlerinde satılmasına müsaade edilmesi gerekirken her türlü bakkal, market ve mağaza da Danıştayın yasaklama kararına rağmen yeniden satışı serbest bırakılması son derece sakıncalıdır. Bu uygulama enerji içeceklerinin alkol içermesi ve toplumun en az yarısının sağlığını tehdit eder durumda olması nedeniyle derhal yasaklanmalı yahut alkollü içkilerin satıldığı satış alanlarında satışına izin verilmelidir. Büyük, küçük her yaş tüketici gruplarının bulunduğu alanlarda satışına kesinlikle izin verilmemelidir.

Akademik çevreler de yüksek enerji veren bu tür içeceklerin genel tüketime sunulmasını doğru bulmuyor. Hacettepe Üniversitesi (HÜ) Beslenme ve Diyetetik Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mine Yurttagül, ”Kafeinin günlük alınabilecek dozu biliniyor. Bu içecekler ile bu oran çok aşılıyor. Üzerindeki dozlar uyku kaçırıcı. Enerji içeceklerinin alkolle tüketimi son derece sakıncalı. Satışa sunulurken herhangi bir sınırlama yok. İnsanlar istediği gibi alıyor bu bir risk” diye konuştu.

Prof. Dr. Yurttagül, enerji içeceklerinin genel tüketim için tavsiye edilmediğine, kullanmaması gereken kişilerle ilgili geniş bir sınırlama bulunduğuna dikkati çekerken, alkolle birlikte tüketilmesi halinde çok ciddi sağlık sorunlarına neden olduğuna ilişkin tespitler bulunduğunu vurguladı.

Yüksek kafeinin, idrar çıkışını artırdığı, kalp atışlarını yükselttiği, sinirlilik ve titreme yapabildiği, hassas kişilerde kızarıklıklara neden olduğu ifade edilirken, özellikle çocuklarda asla kafein kullanılmalıdır.

Enerji içeceklerinin üreticilerinden birinin sağlıkda büyük riskler taşıyan bu ürünleri tüketen insanlar için sarfettiği küstah ve sorumsuz ifade ise ibret vericidir.

”Şeker hastası olan bir insan, ısrarla şeker yiyorsa bu onun sorunudur. Enerji içeceklerinin üzerinde de gerekli uyarılar var. Buna rağmen tüketiciler bu uyarılara uymuyorsa, bu onların sorumluluğundadır. Enerji içecekleri, dünyada nasıl satılıyorsa, Türkiye’de de öyle satılıyor.”

İçeriğindeki kafein miktarı nedeniyle uzun süre tartışma konusu olan enerji içecekleri pazarı, krize rağmen “enerjisini” kaybetmedi. Sektörün tüm oyuncuları kapasite artırımı için harekete geçti. Hunter, Ankara Sincan’da yeni fabrika yatırımına hazırlanırken, Almanya’da Hot Blood markasıyla enerji içeceği üreten gurbetçi Zülküf Gümüştekin, bayi sayısını artırıyor. Lion Club markasıyla pazarda olan Coşku Gıda da 2 ay içinde, 40 olan distribütör sayısını 100′e çıkarmayı hedefliyor.

Tüketim 50 milyon kutuya ulaştı…

İlk olarak 1987′de Avusturya’da ve 1997′de ABD ve diğer ülkelerde satılmaya başlanan enerji içecekleri, dünya çapında büyük bir sektöre dönüştü. 140 ülkede 200′den fazla marka olduğu biliniyor. Türkiye’de ise enerji içecekleri oldukça sancılı bir süreçle pazara girdi.

Enerji içeceklerindeki kafein oranı konusunda 2002′den 2006′ya kadar firmalar ile Tarım Bakanlığı arasında anlaşmazlık yaşandı. 2006′da çıkarılan tebliğle, litredeki kafein miktarı 320 miligramdan 150 miligrama düşürüldü. Böylece özellikle yabancı firmalar, Türkiye’ye özel bir formülle enerji içeceği üretmeye başladı.

Her yıl ortalama yüzde 30-40 büyüyen Türkiye enerji içeceği pazarında yıllık 50 milyon kutuya yakın enerji içeceği tüketiliyor. 50 milyon dolarlık enerji içeceği pazarında yüzde 60′ın üzerinde payla pastadan en büyük parsayı Redbull alıyor. Coca-Cola’nın enerji içeceği Burn 2′nci, Shark ise 3′üncü sırada. Pazarda yerli-yabancı 40 kadar firma var.

Avustralyalı araştırmacılar, enerji içeceği Red Bull’un genç insanlarda bile kalp krizi riskini artırdığını belirledi.

CANBERRA – “Üniversite öğrencileri ve adrenalin sporları tutkunları arasında popüler olan kafein içerikli içeceğin kanı yapışkan hale getirdiği ve bunun kriz gibi kalp ve kan damarlarında soruna neden olduğu belirtildi.

Royal Adelaide Hastanesinin Kalp ve Kan Damarları Araştırma Merkezindeki araştırmacısı Scott Willoughby, bir Avustralya gazetesine verdiği demeçte, “Red Bull’un içilmesinden bir saat sonra kan sistemi artık normal olmuyor. Kalp ve damar hastalığı olan hastalarda gördüğümüz gibi anormal oluyor” dedi.

Willoughby, stres ve tansiyonla birleştiğinde Red Bull’un öldürücü olabileceğini kaydetti. Scott Willoughby ve ekibinin, 30 kişinin, 250 mililitrelik şekersiz Red Bull’u içmeden 1 saat önceki ve içtikten 1 saat sonraki kalp damar sistemini test ettikleri belirtildi.

Red Bull, sağlık sorunlarına neden olduğu için Norveç, Uruguay ve Danimarka’da yasaklanmıştı.

Ülkemizde, toplum sağlığını ve genç nüfusun meselelerini gündemlerine almış gözüken kurumlar tarafından gençliği içten içe kemiren bu ürünlerin tüketimini engelleyecek hiçbir tedbirin halâ alınmaması hayret vericidir.

Helal içki aldatmacası (Milli Gazete)

helal-icki-aldatmacasiİçki firmaları şimdi de alkolsüz içki adı altında alkollü içeceklerden uzak duran gençlere el attı. Son aylarda medyada yer alan haber ve reklamlarla alkolsüz içki tanıtımına hız veren alkol firmalarının, hedefi muhafazakar kesim. Alkolsüz bira, alkolsüz viski tanıtımlarını arttıran firmalar, ürün gamlarını da her geçen gün yeniliyor. Son derece al benili yapılan sözde alkolsüz bu içeceklerin amacı alkol kullanmayan muhafazakar kesimleri, bu yolla tüketime alıştırmak. Firmalar pazar paylarını büyütmek için muhafazakar otellerde alkolsüz içki tanıtımı yapmaya başladı bile.

 

Tesettür oteller için ‘helal içki’ tanıtımı

Şubat ayında Antalya’da yapılacak ve Türkiye’nin ilk içecek fuarı olacak Anfaş Bevex’te, Türkiye’de sayıları artan tesettür oteller için de ‘helal içki’ tanıtımı yapılacak. ABD’li Akay Beverage tarafından üretilen ve damıtıldıktan sonra içinden alkolü çıkarılarak elde edilen helal viskinin yanı sıra helal şarap ve helal şampanya markaları da fuarda yer alacak.

35 bin kişinin katılması bekleniyor

Anfaş Genel Müdür Yardımcısı Server Seçer, 2-4 Şubat arasında yapılacak fuara bin 500 içecek markasının katılacağını belirterek, şunları söyledi: “Otellerin en önemli maliyet kalemi et; ikincisi ise içecek. Şirketler fuarlarda tadımlar, yarışmalar ve şovlar olsun istiyor. Bunu, tüm gıda ürünlerinin olduğu bir fuarda yapmak çok zor. Bu nedenle içecek fuarı düzenlemeye karar verdik. 35 bin kişinin katılmasını bekliyoruz.” dedi.

Antalya ekonomisine büyük katkı sağlayacakmış

Fuarı ayırmakla isabetli bir karar verdiklerini, bunun satışlara da yansıdığını aktaran Anfaş Fuarcılık AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Çalık ise, Bevex’in de diğerleri gibi önümüzdeki birkaç yılda büyük bir fuar haline geleceğini ve Antalya ekonomisine büyük katkı sağlayacağını vurguladı.
Ne olursa olsun illaki alkol bulunur
Alkolsüz (Helal!) Viski, “Susuz deniz, mavisiz gökyüzü” kadar anlamsız bir kelimedir diyen Yeşilay Genel Başkanı Av. Muharrem Balcı ise şöyle konuştu: “Viski, içeriğindeki ağır alkol dolayısıyla, içeni uyuşturmak için tasarlanmış, alkolsüz olması düşünülmeyen bir içecektir. Çok kötü bir tadı olduğu söylenen bu içkinin, alkolsüz olması durumunda, hangi amaçla tüketileceği bir muammadır. Kaldı ki, içerisindeki etil alkol dolayısıyla insanları uyuşturan, sarhoş eden viskiden, hortumlama vasıtasıyla alkolü alınmaktadır. Bu durumda bile viskide yüzde 1 ile 2 arasında alkol kalmaktadır.” dedi.

Bu oyunlarla gençler alkolizme teşvik ediliyor

Balcı, “İçinde az miktarda alkol olduğu bilinen bu viskiyi üretmenin ve Müslümanlara “masummuş gibi göstererek” satmanın tam karşılığı, “Müslüman mahallesinde salyangoz satmaktır” Bu içki, alkolsüz olduğu iddia edilse bile, kesinlikle içerisinde alkol taşımaktadır ve insanları sarhoş edebilecek özelliğe sahiptir. Bu ne olduğu belirsiz içeceğin gençleri alkolizme teşvik edecek yeni bir tuzak olduğu açıktır. Aynı oyun alkolsüz bira üretilerek de yapılmaktadır. Bu belirgin tuzağı gençler, anne ve babalar çok iyi görmelidir. Bu ucube içkiye izin veren zihniyetin de biran önce bu tuzağa karşı uyanmasını ümit ediyoruz. Yeşilay olarak alkolü ve alkollü içkileri çağrıştıran her türlü içeceğin üretimine ve satışına karşıyız. İnsanları alkol kullanmaya teşvik eden her oyun Yeşilay tarafından bozulacaktır.” diye konuştu.

Bütün içeceklerde alkol bulunuyor

‘Hiçbir içecek alkolsüz değildir’ diyen Gıda Hareketi Güvenliği Gıda Başkanı Kemal Özer ise gazetemize yaptığı açıklamada şöyle konuştu:”Bütün içeceklerde alkol bulunur. Hiçbir içecek alkolsüz olamaz. Çünkü alkol çözücüdür ve karışımın sağlanması için bütün içeceklerde kullanılır. Örneğin biralarda litrede 1.2 alkol bulunur bunlar alkolsüz sayılıyor. Eğer yüzde 1.2′yi geçerse alkollü içecek sayılıyor ve etiketinde alkollü diye yazmak zorunlu kılınıyor. Ancak gençlerimiz bu şekil kandırılarak alkol kullanımına teşvik ediliyor. İçtiğimiz hazır içeceklere çok dikkat etmeliyiz.”

Bira alkollü bir içkidir

Bu durumu sorduğumuz Diyanet İşleri Başkanlığı Alo Fetva hattının yaptığı açıklama ise şöyle: “Adı ne olursa olsun, alkolsüz olan ve sarhoşluk vermeyen içeceklerin içilmesinde bir sakınca bulunmamaktadır. Ancak, daha önce alkollü içki imal eden bazı firmaların, alkolsüz içki v.b isimler adı altında üretim yaptıkları da bilinmektedir. Dinimizce yasaklanan şeylerin yapılması haram ve günah olduğu gibi, yasaklanmış olan şeylerin yapılmasında ısrar eden kişi ve kuruluşların ürettiği mamulleri tüketmek suretiyle kendilerine yardımcı olmak da caiz değildir. Esasen bira alkollü bir içkidir.”denildi.

Alkolsüz de olsa tüketme uygun değil

Cevapta ayrıca “Ülkemizde de, alkollü içki olarak imal edilmekte iken, reklam ve satış yerlerinin kısıtlanması üzerine imalatçı firmalar tarafından alkolsüz bira üretimine de başlanmıştır. Kuşkusuz, adı ne olursa olsun alkolsüz olan ve sarhoşluk vermeyen bir meşrubatın, içerisinde az veya çok alkol bulunan sarhoşluk verici meşrubatla aynı hükme tabi tutularak haram sayılması söz konusu olamaz. Şu kadar var ki, daha önce alkollü bira imal eden firmaların, reklam ve satış yerlerinin kısıtlanması üzerine reklamlarını bu yolla sürdürmek ve bira isminin hafızalarda canlı kalmasını sağlamak amacıyla alkolsüz bira üretimine geçtikleri düşünülürse, alkolsüz de olsa böyle bir meşrubatı tüketmenin uygun olmadığı kolaylıkla anlaşılır. Şöyle ki; Dinimizce yasaklanan şeylerin yapılması haram ve günah olduğu gibi, yasaklanmış olan şeylerin yapılmasında ısrar eden kişi ve kuruluşların ürettiği mamulleri tüketmek suretiyle kendilerine yardımcı olmak da caiz değildir.”ifadeleri yer aldı.

İçki firmaları Türkiye’yi merkezine aldı

Müslüman ülkelerin yanı sıra Batı’da da tüketimi artan ‘alkolsüz içki sektör’ü sadece  Avrupa’da  100 milyon dolarlık büyüklüğü geride bıraktı. ‘Alkolsüz’ üretim yapan yabancı ve yerli  firmalar Türkiye’yi merkezine almış durumda. Bir Türk girişimci tarafından  Almanya’da   kurulan Wine Hönning şirketi Türkiye’de Asmabağ markasını kullanıyor. Şirketin  Türkiye temsilcisi Özhan Güler, ‘Türkiye alkolsüz içki sektöründe büyük bir potansiyele sahip. Çok iyi geri dönüşler alıyoruz, artık kadınlar günlerde içiyor. Birçok Arap ülkesine Türkiye’den satış yaptık. ‘İran hızlı büyüyor, orada helal sertifikasının yanı sıra mollalardan da onay aldık.” Şeklinde açıklama yapmıştı.

Pakistan Uluslararası Helal Sektörü Konferansına Ev Sahipliği Yapacak

helal_sertifikasi_pakistanUluslararası Bölüm:Helal sektörünün gelişimine katkı sağlamak amaçlı düzenlenen bu konferans 16 ve 17 Ocak ta Pakistanın Lahor şehrinde gerçekleşecek.

İKNA İran Kur’an Haber Ajanasının ”Naturale Teatro” sitesinden aktardığı habere göre; bu konferans Amerika, Çin, Malezya, Güney Afrika, İngiltere ve birleşik Arap Emirliklei gibi birçok ülkenin katılımıyla gerçekleşcek.

Bu konferans Pakistan Helal Araştırma Kurumu ve Pencap Valiliği Tarım ve Gıda şirketi tarafından düzenleneck olan bu konferansın açılışını Pencap Bakanı Muahammed Şehbaz Şerif yapacak.

Bu konferans Uluslararası Helal sektörünün itibarını yükseltmek ve dünya çapında kalkınmasını sağlamak amaçlı düzenlenmektedir.

Farklı ülkelerden gelen ve bu alanda uzman kişiler konferans boyunca ,helal ürünlerin dünya pazarındaki kapasitesi,müslüman topluluklarının helal ürünlere olan ihtiyacı,gıda haricindeki ürünler için Helal sertifikası ve Pakistanda helal gıda sektörünü ve buna benze diğer konuları ele alacaklar.