Aylık arşivler: Temmuz 2012

Ramazanda Hangi Yiyecekleri Tercih Etmeliyiz?

İstanbul Halk Sağlığı Müdürlüğü, ramazanda, haşlama, buğulama, fırın veya ızgara gibi pişirme yöntemlerinin tercih edilmesi gerektiğini bildirdi.

Müdürlükten yapılan açıklamada, ramazanda midenin uzun süre boş kalmasının, bazı mide hastalıklarını tetikleyebileceği, dolayısıyla yemeklerin pişirilme şekillerinin midenin korunmasında son derece önemli olduğu belirtildi. Yemek yapılırken kızartma veya kavurma gibi yöntemler yerine, fırın, ızgara, haşlama veya buğulama gibi yağsız pişirme yöntemleri tavsiye edildi.

Yemek pişirmede, hayvansal yağlar yerine bitkisel yağlar kullanmanın, bu yağların içerdikleri yağ asitlerinden etkin şekilde yararlanmayı sağlayacağına işaret edilen açıklamada, sebzeleri haşladıktan sonra suyunu dökmenin vitamin ve mineral kaybına yol açacağı kaydedildi. Makarnanın da haşlandıktan sonra suyunun dökülmesinin ”B” vitamini yönünden kayba yol açtığı vurgulanan açıklamada, makarna ve sebzelerin, haşlanmasının ardından suyunun dökülmemesi, az su ile çektirme yöntemiyle pişirilmesi gerektiği anlatıldı.

Kızartmaların olumsuz yönünün yağ alımını artırdığı ve protein ile vitamin kayıplarına yol açtığı belirtilen açıklamada, şu önerilerde bulunuldu:

”Kanser yapıcı özellik taşıması nedeniyle kızartma yağları, 3 seferden fazla kullanılmamalıdır. Sebze yemeklerine bir kilogram için 2 yemek kaşığı yağ yeterlidir. Kolesterolü yüksek olanlar ve kilosunu korumak isteyenler, etli veya kıymalı sebze yemeklerine dışardan yağ ilave etmeden pişirmeyi deneyebilir.

İftarda fazla miktarda ve yağlı pişirilmiş yemek tüketmek, saatlerce boş kalmış olan mideye yüklenmeye neden olacaktır. Bu da midede ağırlık, yanma, ekşimeye neden olarak, sindirimi zorlaştıracak, bağırsaklarda şişkinlik ve kabızlığa yol açacaktır.”

Fast Food Tüketimin Dinen Sakıncası var mı?

Çoğunlukla İslâm toplum yapısına uymayan lokantaları ilgilendiren bir soru olarak düşünebiliriz.

Burada üç temel özellik söz konusudur. Birincisi et ve kümes hayvanının bizatihi kendisidir. İkincisi ayıklama ve hazırlama metodudur. Üçüncüsü ise yemeği şekillendirmek için kullanılan diğer maddeler.

Diğer maddelerde devam edersek, pek çok yemekler sandviç veya ekmek, bazı katkı maddeleri ve çeşni vericilerden oluşmaktadır. Bu maddelerin helâl olduğu konusunda emin olmak ihtiyacı söz konusudur. Türetilen katkı maddelerinin hayvan içerikli olabileceği ihtimali ile her zaman sağlanamaz.

Şimdi, büyükbaş ve kümes hayvan etlerini göz önünde tutalım. Hıristiyan ve Yahudilerin kestiği hayvanların Müslümanlar tarafından yenebileceğinin manasına gelen Ehl-i Kitabın yiyecekleri hakkında yorumlanmış bazı ayetler mevcuttur. Diğer taraftan, Allah adının anılmadığı, Allah adına kesilmediği bilinen hayvanların etlerinin yenmesinin haram olduğunu bildiren ayet söz konusudur. Bugün Ehl-i Kitap kabul edilen insanlar, maalesef Allah adını anmadan ve İslâmi usule uymayan şartlarda hayvanları boğazlamaktadırlar. Bundan dolayı onların kestiği hayvanların etleri helâl kabul edilemez. Bunlar bir fikir birliğinin oluşamıyacağını gösteriyor. Ek olarak bir Hadis-i Şerif’te: ” Helâl apaçıktır, haram da apaçıktır. Ancak her ikisinin arasında şüpheli bir kısım vardır.” Hadis bize demektedir ki;her kim, bu şüpheli şeylerden kaçınırsa, günah işlemekten kendisini muhafaza etmiş olur. Kimde kaçınmazsa günah işlemiş duruma gelir. Açıkça helâl olmadığı anlamına geldiği hissedildiğinde en iyisi kaçınmaktır.

En iyisini Allah (c.c.) bilir.

Gıda Raporu

Cici Çikolata Helal Sertifikasını Aldı.

“Helal Ürün” standartlarına uygun üretim yapan Cici Çikolata, 25 Mayıs 2012 tarihi itibari ile Helal Gıda Uygunluk Belgesi’ni Türk Standartları Enstitüsü’nden aldı.

Cici Çikolata, TSE’ye yaptığı resmi başvurunun ardından Diyanet İşleri Başkanlığı ve TSE’den oluşan inceleme heyeti tarafından yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonrasında Helal Belgesi’ni aldı. Yapılan incelemelerde belgelendirilmesi talep edilen ürünlerin standardın öngördüğü şart ve ortamlarda üretilip üretilmediği bizzat üretim yerinde tespit edildi. İncelemeden başarı ile geçen Cici Çikolata ürünlerinin laboratuvar muayene ve deneylerinin yapılmasının ardından TSE’nin Helal Gıda Belgelendirme Komisyonu tarafından Cici Çikolata’nın Helal Gıda Uygunluk Belgelendirilmesi yapıldı.

Dondurmadaki katkı maddeleri tehlike arzediyor

Dondurmalar, ‘şüpheli’ katkı maddeleri ile yapılıyor.
Yazın çok tüketilen hazır dondurmalar, süt tozu, glikoz şekeri, kanserojen renklendiriciler ve ‘şüpheli’ katkı maddeleri ile yapılıyor.

Sıcak havalardan bunalan insanların en çok tükettiği ürünlerin başında hiç kuşkusuz dondurma geliyor. Ne var ki hazır dondurmalar insan sağlığını tehdit ediyor. Aksiyon Dergisi’nin hazırladığı haber yeni bir tartışmayı da gündeme getirdi. Yaz mevsiminin vazgeçilmez yiyeceklerinden dondurma “Dondurmalar Tebliği”ne göre değil, “Yenilebilir Buzlu Ürünler Tebliği”ne göre üretiliyor. Bu da piyasadaki birçok dondurmanın süt tozu, glikoz, margarin, sentetik salep, renklendirici ve aroma gibi ‘şüpheli’ katkı maddeleri ile üretildiği anlamına geliyor.

Türk Gıda Kodeksi Yönetme-liği’ndeki “Dondurma Tebliği”ne göre dondurmanın içinde süt, kaymak, salep, şeker, yumurta sarısı ve doğal aroma yahut meyvelerin bulunması gerekiyor. Piyasada satılan dondurmalar ise ‘Yenilebilir Buzlu Ürünler Tebliği’ne göre üretiliyor ve yapımında su buzu, meyveli buz, sorbe, sütlü buz, bitkisel yağlı sütlü buz kullanılıyor. İçlerindeki katkı maddeleri de bu başlıklara uygun şekilde hazırlanıyor. “Mamullerimizin hiçbir çeşidinde domuz ve domuzdan elde edilmiş katkı maddeleri kullanılmamıştır” ibaresi istisnasız her üründe bulunuyor. Tüketiciler Birliği’nin (TB) yayımladığı rapora göre ‘yoktur’ ibaresine rağmen bazı dondurmalarda E-441 koduyla belirtilen jelatin kullanılıyor.

Jelatinin maliyeti düşük olmasına rağmen dini hassasiyetten uzak firmalarca üretiliyor ve kimi zaman domuzdan elde ediliyor. Kullanılan sığır jelatini olsa dahi İslami usullere göre kesilmiş olması gerekiyor. Aksiyon Dergisi’nin yayımladığı haberde dikkat çeken bir diğer nokta ise mevcut üretilen dondurmaların yüzde 95′inde hiç süt kullanılmaması.

Süt yerine aynı tadı vermesi için süt tozu kullanılıyor. Pahalıya alınan dondurmalarda dahi durumun aynı olduğu belirtiliyor. Dondurma üretiminde kullanılan katkı maddeleri ve renklendiriciler; mineral dengesini bozuyor, hiperaktivite-dikkat dağınıklığı-huysuzluğu artırıyor, böbreklere de zarar veriyor, koroner kalp ve şeker hastalığına yol açıyor, bağışıklık sistemini zayıflatıyor, anne sütünün kalitesini düşürüyor, kanseri tetikliyor ve şişmanlatıyor.

Hileli Gıdaların Açıklanması İşe Yaradı

salamsucukSağlıksız ve güvensiz ürün üreten bütün firmalar devlet tarafından afişe edilirken, vatandaşa ‘bu markayı kullanma’ denecek. İmaj kaybı istemeyen kendini düzeltecek.

Tarım Bakanlığı’nın salam- sucuktaki gıda denetimleri sonucunda başlattığı marka ifşası, diğer kurumlara da örnek oldu. Devlet eliyle yapılan tüm denetimlerde, sağlıksız ve güvensiz her türlü ürünün marka ve modeli vatandaşa duyurulacak. Böylece, vatandaşın önceden aldığı ürünü kullanmaması, üreticinin de imaj kaybına uğramamak için kendine çeki düzen vermesi sağlanacak. 5 kamu kurumu tarafından 2012-2014 dönemine ilişkin Ulusal Piyasa Gözetimi ve Denetimi Strateji Belgesi hazırlandı.

Kamuoyuna heniz duyurulmayan belge, Ekonomi, Gümrük ve Ticaret, Bilim, Sanayi ve Teknoloji, Gıda, Tarım ve Hayvancılık, Sağlık, Çalışma, Çevre ve Şehircilik bakanlıkları ile BTK, TAPDK ve EPDK gibi kurumların katılımıyla hazırlandı.

HALKA AÇIKLANACAK

Zararlı ürünlerin marka ve modelleri doğrudan açıklanacak. Böylece, tüketicilerin bu ürünlerin risklerinden korunması sağlanacak. Piyasadan toplatılan ürünlerin kamuoyuna duyurulması, tüketicilerin önce satın almış olduğu bu tür ürünleri kullanmalarını da önleyecek.

DAHA ÖZENLİ DAVRANACAKLAR

BU yöntem, üreticilerin imaj kaybına uğramamak için ürün güvenliği konusunda daha özenli davranmalarını sağlayacak. Hükümet, ürün gruplarındaki denetimlerini kamuoyuna duyuracak. Bu şekilde de piyasanın disipline edilmesi hedefleniyor. Ürünle ilgili dikkat edilmesi gerekenler ve tespit edilen riskler konusunda tüketici uyarılacak. Tüm bu bilgiler, broşür, basın duyurusu ve internetle kamuya duyurulacak.

TEHLİKELİ ÜRÜN KAZASI

HÜKÜMETİN yürüttüğü piyasa gözetimi kapsamında ürünlerden kaynaklanan kaza bilgileri de düzenli olarak takip edilecek. Satın alınan ürünlerin neden olduğu kaza, yaralanma, iş kazası ve yangın vakaları ve verdiği zararlar açıklanacak. Kurumlar, ürünlerle ilgili kendilerine ulaşan şikayetleri veri tabanında toplayacak. Tüketici örgütlerine ulaşan şikayetler de dikkate alınacak.

Kaynak : Akşam